Pademi Yılı 2020

Pademi Yılı 2020

2020 yılı başlarında tüm dünyayı sarmış olan Covid-19 salgını hayatın hem sosyal hem de ekonomik açıdan hüsranla başlayıp, acılar ile bitişine sahne olmuştur. Yeni bir yılda yeni umutların ve yeni hedeflerin başlayacağını unut eden insanoğlu, bu yıl içerisindeki tek umudunun ve tek beklentisinin pandemi salgınının bir an önce biteceği dileklerinin olacağını hiç düşünmemişti.

Acılar ile dolu ve zihne kazınan bu yıl, insanoğlunun sevdiklerinden ayrılmasına sebep olup, yaşanılan ölümlerinde her ne kadar Müslüman toplum için dini vecibeler ile toprağa verilmiş olsa bile, toplumun gelenek / görenek adetlerinden zorunlu olarak uzaklaştırılmasına sebebiyet vermiştir. 1939-1945 tarihlerinde birçok Ülkenin katılmış olduğu 2.Dünya Savaşı 60 Milyon insanın hayatına son vermiştir.  Uzun süren ve birçok ülkenin gerilemesine sebebiyet veren 2. dünya savaşı, yılda ortalama 10 milyon insanın ölmesine neden olmuştur.  Savaşın başladığı yıllarda 2 milyar olan dünya nüfusu, bu savaşın bitimiyle yaklaşık yüzde 15 oranında kayıp vermiştir. 2019 dünya nüfus oranına bakıldığı zaman da yaklaşık 7,5 milyar olduğunu tespit edişmiş, 2020 yılında da bu nüfusun, 2. dünya savaşına kıyasla çok az bir oranı covid pandemisi nedeniyle insanların ölmesi neden olmuştur. Bir tarafta top ve mermi ile açıktan birbiri ile savaşarak, insanların ölmesine neden olan büyük bir taarruz, diğer taraftan günümüz dünyasında silahların kullanılmadığı, bombalarının atılmadığı fakat resmi rakama göre 2,5 milyon insanın ölmesine neden olan Covid-19 ismi ile ortaya atılmış Biyolojik Savaş...

Türkiye de pandemi sürecinde 1 yıl içerisindeki resmin netleşmesi soncunda, Avrupa Ülkeleri arasındaki kıyasla çok iyi yönetildiği aşikârdır. Özellikle genel durumu bozulmuş yaşlı ve kronik hastalıkları olan hastaların yoğun bakım süreçlerinde hiçbir hastanın mağdur olmadığı, evlerinde hapsedilerek ölümlerinin beklenilmediği, sağlık merkezlerinin koridorlarında günlerce çaresizce bekletilmediği, tam kapsamlı insanlığa yakışır bir hal alarak yönetildiği tüm dünya ülkeleri arasında başı çekmiştir. Türkiye'nin birçok süreçte olduğu gibi bu kritik süreçte de dünyaya rol model olması, son 15 yıl içerisindeki gelişmişliğin ve her geçen günde gelişmeye alan hazırlayan imkânların olmasıdır.  21.yy. dünyasında kendisini dünya sahnesinde göstermiş olan ülkemiz, bu pandemi sınavında da gerçek anlamda başarısını ortaya koymuştur.  "Şeyh Edebali" nin dediği gibi "İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın"...

Sosyal devlet yapısının tipik ve gösterişe dayalı kendilerini öncü ülke olarak gören başta Avrupa Ülkeleri, pandemi sürecinin ilk 6 aylık zamanında ne kadar sosyal devlet olduğunu, sağlıkta nasıl çaresiz kaldığını gördüğümüz kadar göremediklerimizle birlikte ortada olduğu netti.  Hasta bakım, cihaz, personel ve donanımlı tüm sağlık kuruluşlarının, hizmete dayalı ücretsiz sağlık hizmeti sunması ülkemizin güçlü ve sosyal devlet imajının sarsılmadığını ortaya koyduğu gibi, halkından da yüksek not aldığı da ayrı bir netliktir. Ülkemizin yaptığı yardımlarla, güvenilir ve kalitesini, zedelenmiş Avrupa Ülkelerinin karşısında sağlamlaştırmış imajın yanında zenginliğinin de tüm dünyaya göstermiştir. Pandemi nedeniyle bütün Ülkelerin ekonomi açıdan sarsma noktasına olduğunun bilinci ile beraber, kritik meselenin sağlıktaki yapının sekteye uğramaması, mağduriyetlerin olmaması,  kendi vatandaşının gözünde de tartışma alanına meydan verilmemesi ülkemizin büyüklüğünü ve güçlü oluşunun göstergesi olmuştur. Bu zaman zarfı içerisinde gecesini gündüzüne, gündüzünü gecesine katan, emeğinin karşılığını alma noktasında tartışmaya açılabilen tüm SAĞLIK PERSONELLERİNE gönülden sevgi ve saygı...
 
Tolga GÜLER
Türkiye Özel Hastaneler Nöbetçi İşletme Müdürleri Birliği Başkanı (ohgem2017)