Crystalin Cerrahlar İçin Büyük Avantaj Sağlıyor

Crystalin Cerrahlar İçin Büyük Avantaj Sağlıyor

Yaraların hızla iyileşmesini sağlayan özel formülüyle hekimlerin tercihi haline gelen Crystalin, enfeksiyon riski taşıyan vakalarda daha çok tercih ediliyor. Crystalin’i tercih eden hekimlerden biri olan Dr. Türker Üstün ürünün avantajlarını bizlere anlattı.

-Türker Bey öncelikle sizi biraz tanıyalım.
 
Adım Türker Üstün. 1978 yılı İzmir doğumluyum. Lise öğrenimimi İzmir Atatürk Lisesi’nde, Tıp Fakültesi eğitimimi ise 2002 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde tamamladım. Tıp eğitimimi takiben bir süre aile hekimliği görevinde bulundum. Uzmanlık eğitimimi ise Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği’nde tamamladım. Daha önce birkaç Devlet Hastanesi ve sonrasında özel bir tıp merkezinde Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı olarak çalıştım. Yaklaşık 3 aydır İzmir Alsancak'ta kendi kliniğimde Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olarak görev yapmaktayım.
 
-Crystalin ile tanışmanız nasıl oldu? İlk nerede ve hangi amaçla kullanmaya başladınız?
 
Crystalin ile devlet hastanesinde çalıştığım dönemde tanıştım. Özellikle yara bakım hastaları, yanık ve travma hastalarının yara temizliği ve bakımında kullanıyorduk. Sonrasında açık ameliyatlarda da güvenle kullanır olduk. Çünkü enfekte ve açık yaralar veya yatak yaraları, diyabetik ayak yaraları gibi kronik ve zor vakaların çözüm sürecinde bu ürün bize çok yardımcı oldu. Diğer ürünlere olan avantajı ve kullanım kolaylığı sebebiyle yaklaşık iki buçuk yıldır Crsytalin’i düzenli olarak kullanıyorum.
 
-Crystalin’den önce kullandığınız ürünleri düşündüğünüzde Crystalin ile aralarında ne fark var? Bu ürünlerin kullanım sırasında ya da sonrasında hastada yarattığı bir dezavantaj var mıydı?
 
Diğer ürünler iyotlu içeriklerinden dolayı yara iyileşmesinde gecikmeye sebep olabiliyorlardı. Uygulama sırasında ağrı ve acı olması nedeniyle hastayı irrite edip, pansuman sırasında hastalarda bir huzursuzluk ve tedirginlik hali ortaya çıkabiliyordu. Uygulaması sırasında yakıcı ve irritan bir özelliğinin olmaması, kullanımının kolay olması, hastalar açısından çok daha konforlu pansumanlar yapmamıza olanak sağladığı için Crystalin’i tercih eder hale geldik. Onun dışında klorheksidin ve iyot içeren diğer ürünler ile kıyasladığımızda Crystalin’in daha etkin olduğunu, yara iyileşmesi üzerinde daha hızlı ve olumlu bir etki yarattığını görüyoruz. Ayrıca Crystalin’in geniş spektrumlu antibakteriyel, antiviral, antifungal ve antiparaziter etkinliğinin olması sebebiyle bizim için bir numaralı seçenek haline gelmiş durumda. Yara yerinde fibroblast ve keratinosit gibi doku onarımından sorumlu mekanizmaya zarar vermediği için güvenle kullandığımız bir antiseptik. Türkiye’de birçok plastik ve estetik cerrahı, özellikle meme protezi operasyonlarında sterilizasyona bağlı yaşanabilecek komplikasyonları önlemek adına; ameliyatlarda son kapanışta, bölgenin mekanik temizliğini serum fizyolojik ile yaptıktan sonra bölgeyi Crystalin’le yıkayıp protezi kapatırlar. Ben de burun, yüz, göz kapağı, kulak ve meme estetiği ameliyatlarında, karın germe, liposuction (Yağ aldırma) operasyonlarında ve saç ekimi, epilasyon, botoks, mezoterapi gibi her türlü dermal ve estetik girişim ve uygulamalarda hem antisepsi sağlama hem de yara iyileşmesini hızlandırma amaçlı Crystalin’i tercih ediyorum.

-Türker Bey, ürünün kullanılmasında yaş grubu açısından bir sınırlama var mı? Hamilelik, yaşlılık gibi risk grubu olarak görülen dönemlerde kullanılması problem yaratır mı?
 
Crystalin’in kullanılmasında herhangi bir yaş sınırlaması yok. Yenidoğan bebeklik döneminden itibaren tüm yaş gruplarında hem mukozalarda hem de ciltte güvenli bir şekilde kullanılabiliyor. Crystalin; alkol, iyot, antibiyotik, steroid vb. kimyasal maddeler içermiyor. Etken maddesi olan Hipokloröz asit (HOCl); fizyolojik bir madde. Yani zaten vücudun sentezlediği bir madde. Bu nedenle hamilelerde ve emziren annelerde de rahatlıkla kullanılabiliyor. Ayrıca ürün pH’ının nötr (7,1) olması ve hiçbir yakıcı, irritan ve toksik özelliğinin olmaması hastalarda kullanım açısından büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca Crystalin’in sistemik dolaşıma katılmaması ve 12 saniye içerisinde etkisini gösterip; yaklaşık 1 dakika içerisinde suya dönüşmesi de biz plastik ve estetik cerrahlar için büyük bir avantaj.  

-Operasyon sonrasında, pansuman döneminde hastaların evde kullanmaları için tavsiye ediyor musunuz?
 
Aynen öyle… Çünkü hastalarımızın ameliyat sonrası erken dönemlerinde sık pansuman takibi yaparız. Fakat bir süre sonra, özellikle yurt dışından ve şehir dışından gelen hastalarda pansumanlar arası süreyi uzatırız. Bu arada hastalarımız, kendi pansumanlarını kendileri yaparlar. Kullanımı çok kolay olduğu için hastalara, evde kendi kendilerine yapmaları gereken pansumanlarda da Crystalin’i öneriyoruz. Ayrıca Crystalin’in boyar madde içermemesi, leke yapmaması, kalıntı bırakmaması ve yıkama gerektirmemesi bizim için çok önemli… Pansumanlarda genellikle günde 2 kez ürünü yara yerlerine sıkıyorlar, 1 dakika bekledikten sonra yaranın durumuna göre kıyafetlerini giyebiliyor ya da gazlı bezle kapatıp normal hayatlarına devam edebiliyorlar.
 
Yine evde yapılan pansumanlarda hastanın acı duymaması çok önemli. Çünkü hasta acı duyduğunda pansumanı ya bırakır ya da yanlış şekilde yapar. Bu da tedavinin tamamlanmasını sekteye uğratabilir. Crystalin; uygulama sırasında ve sonrasında acı vermiyor. Ayrıca diğer pansuman malzemeleri yara yeri üzerinde bir katman oluşturabiliyor. Bu katmanın altında bakteriyel üremeler olabiliyor. Crystalin; hem bakteriyel film tabakasının altına etki etmesi, hem de bu tarz bir katman oluşturmaması nedeniyle diğer antiseptiklere göre daha avantajlı. Tahrişe sebep olmadığı için estetik açıdan da avantaj sağlıyor. Bunun dışında diğer pansuman malzemeleri olan antiseptik solüsyonlar genelde renklidir ve yüz, kulak ve göz çevresi gibi bölgelerde kullanıldıklarında estetik açıdan hoş bir görüntü oluşturmaz. Ayrıca bunlar elbiseye, çamaşıra veya yatak örtüsüne bulaştığı zaman da hoş olmayan görüntüler ortaya çıkar. Crystalin için böyle durumlar söz konusu değildir. Tüm bu avantajlar hastanın konforunu artırıyor. Bu da ürünün özellikle estetik operasyon ve uygulamalarda pansumana ne kadar uyumlu olduğunu gösteriyor.
 
-Türker Bey, bir estetik cerrah olarak genellikle hangi uygulamaları yapıyorsunuz? Bu uygulamalarda Crystalin’in avantajları nelerdir?

Biz daha çok meme büyütme – küçültme ve karın germe gibi ameliyatlar yapıyoruz. Bu ameliyatlarda kişinin vücut yapısına, aşırı kilo vermesine bağlı olarak değişen 5 cm’den 1 metreye kadar uzanan ameliyat izleri oluyor. Bu kadar uzun bir izin olması demek, yara yeri enfeksiyonu riskinin gitgide artması demektir. Bu yüzden bize güvenli bir antiseptik solüsyon lazım ki her pansumanda hastaları hastane ortamına taşımaktansa, bir süre sonra evde kendi kendilerine pansumanlarını yapsınlar. Bize haftalık kontrolleri için düzenli gelsinler. O süre zarfında evde her gün kendilerinin uygulayabileceği, kullanımı kolay bir pansuman malzemesi gerekiyordu. Bu boşluğu Crystalin doldurdu. Meme protezi ameliyatları enfeksiyona, dolayısıyla antisepsiye çok dikkat edilmesi gereken ameliyatların başında gelir. Çünkü alan ne kadar temiz olursa yani protezin enfekte olma riski sıfıra yakın olursa, ameliyat sonucu daha başarılı olur. Daha önce serum fizyolojik ile yıkadığımız bölgeyi artık Crystalin ile yıkar hale geldik ki enfeksiyona yatkın olmasın ve hastamız protez ile ilgili bir problem yaşamasın.
 
Meme protezi dışında mezoterapi uygulamaları dediğimiz göz kapağı estetiği, botoks ve dolgu uygulamaları da yapıyoruz. Bu operasyonlarda enjekte edilen ürünün ve bölgenin kontamine olmaması gerekiyor. Bunun için de çok temiz ve antisepsisi iyi sağlanmış bir cilt bölgesi hazırlamalıyız. Diğer ürünlerde, ürünlerin tatlarının, kokularının kötü olması ve göze, buruna, ağıza kaçması halinde hastayı rahatsız etmesi nedeniyle çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Ama Crystalin’in 12 saniyede etkinliğini gösterip, 1 dakika içerisinde suya dönüşmesi ve etken maddesinin fizyolojik olması sebebiyle göze, ağız içi ve burun mukozasına gelse dahi hiçbir toksik ve irritan etkisi olmuyor. Bu da hasta ve hekim açısından kullanım kolaylığı sağlıyor. Uygulamadan bir dakika sonra da işleme hazır, temiz bir cilt dokusu elde edilmiş oluyor. Yine Crystalin’in kalıntı bırakmaması, leke yapmaması ve yıkama gerektirmemesi özellikle saç ekimi gibi saçlı ciltlerde yaptığımız her türlü dermal ve estetik uygulamalarda biz plastik ve estetik cerrahlar ve hastalarımız için çok büyük avantajlar sağlıyor.

Dr. Türker ÜSTÜN