Yaşlılarımızı yalnızlığa terk etmeyelim

Hasan Pektaş

Tüm dünya şu anda, Ocak 2020 tarihinden başlayarak, 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın olarak kabul edilen pandemi ile mücadele etmektedir. Yaşanan bu Covid-19 salgını, bireysel düzeyde her yaşta vatandaşımızı ve toplumun tamamını olumsuz yönde etkilemiştir.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşanan benzeri görülmemiş bu süreçte merkezi hükümet, tüm organları ile acil önlem ve müdahale planlarını süratle hayata geçirirken, bu olağanüstü durumu hızlı ve kolay atlatmak için herkesin destek vermesi büyük önem taşımaktadır. Dünyada meydana gelen pandemi sonrası yaşlılarımızın hedef alınmasıyla çekilen videolar, yapılan davranış ve konuşmalar onları son derece yalnızlığa iterek ötekileştirmiştir.

Bu bağlamda, Türkiye’de bu günlerde hedef kitle olarak seçilen yaşlılarımıza karşı oluşturulan yaşlı imgesi, bu günlerde daha detaylıca ve bilimsel olarak ele alınmalı ve bu süreçte tüm kuşakları kucaklayacak ve teknolojiyi kullanamayan yaşlılara yönelik kamu politikaları üretilmesi gerekmektedir.

SADKOM’un (Stratejik Araştırma, Düşünce ve Koordinasyon Merkezi Sağlık, Gıda ve Sosyal Politikalar Merkez Kurulu) bu duruma öngördüğü çözüm planını şöyle sıralayabiliriz;

“Önerilerimizi öncelikli olarak, Türkiye’de yaşadığımız bu dönemde en riskli grup olarak ele alınan 65 yaş ve üstü yaşlılar ile Türkiye’nin en büyük kaynağı ve potansiyeli olarak görülen 20 yaş üstü gençleri bir araya getirerek, şu anda ve gelecekte ortaya çıkma potansiyeli yüksek belli başlı toplumsal ve psikolojik sorunlara çözüm üretebilme amacında toplamaya çalıştık.”

  1. Evde kalma kısıtlamasına tabi olan ve başta tek başına veya bir başka yaşlı ile beraber yaşayan 65 yaş ve üstü tüm yaşlılarımızla, 20 yaş üzeri ve gönüllülük esasına dayalı olacak şekilde ve rotasyon usulü işlemesi planlanan bir iletişim (sosyal) ağ kurmak. İşte bu noktada toplumun iki temel ayağını oluşturan yaşlı genç birlikteliğinin, içinde bulunduğumuz kısıtlılık döneminde “fiziksel ilişki kurmadan, sosyal ve moral destek sağlama” amacıyla kurulabilecek sosyal ağda en uygun mecranın “telefon” olduğu düşünülmektedir. Çünkü yaşlılar teknolojiyi (özellikle akıllı telefonları ve akıllı telefonların belirli uygulamalarını -görüntülü arama, mesaj gönderme vb.) gençler kadar iyi ve aktif kullanamamaktadırlar. Bu nedenle projenin iletişim ağı başta sabit ev telefonları olmak üzere cep telefonu kullanan yaşlılar temelinde şekillenmektedir. Yaşlılar ve gençler arasında birebir telefon bağlantıları ile kurulacak bu sosyal ağ sonucunda beklenen proje hedefleri şunlardır;
  2. Öncelikle gönüllülük esasına dayalı bir toplumsal seferberlik anlayışının başlatılmasına ve benimsetilmesine temel oluşturmak.
  3. Ulusal basında kamu spotu şeklinde yayınlar yaparak toplumu bilinçlendirmek.
  4. Bu süreçte sokağa çıkma yasağı kapsamında olan 65 yaş ve üstü yaşlılarımızın, yaş ile birlikte duygusal hassasiyetin arttığını da bilerek sosyal mesafe kurma gereği yaşayabilecekleri yalnızlık ve buna bağlı olası depresyon riskini ortadan kaldırarak hem kendilerini yalnız hissetmemelerini, hem de güvende hissetmelerini sağlamak.
  5. 20 yaş üstü gençlerimizin enerjilerinden yararlanarak oluşturulacak bu “İletişim ağı” ile gençlerimizi besleyebilecek şefkat, sabır ve merhamet duyguları ile empati kurmalarını ve “iyilik hizmeti” yapmalarını desteklemek.
  6. Sürecin yarattığı tüm olumsuzluklara ve belki de insanların sınavdan geçtiği olağanüstü yaşadığımız döneme rağmen hepimizin üzerimize düşen sorumlulukları anlama ve “herkes, yaşayan her şeyin parçasıdır” düşüncesinden hareketle şefkat, ilgi ve mutlu olma yollarını bulmaya,

 

Şekil:1 Proje Aşamaları

1.      Aşama a. Sağlık ve Sosyal Politikalar Kurulu veya Yerel yönetimler tarafından projeye destek verecek 20 yaş üzeri gönüllü gençlerin tespiti

b. 65 yaş ve üstü yaşlıların iletişim (telefon numarası) bilgilerinin sağlanması

2.      Aşama a. Yaşlılar ile iletişim kuracak gönüllü gençlere çevrimiçi ortamda “iletişim” eğitimi verilmesi

b. Yaşlılarla kurulacak iletişimde temel konuların ve yaşlı sorunlarının belirlenmesine yönelik etkili iletişim soru havuzunun belirlenmesi

3.      Aşama a. Yaşlı-Genç eşleştirmeleri yapılarak iletişim ağının aktive edilmesi

b. Haftalık/15 günlük vs. düzenli rutinlerle yapılacak iletişimlerin kontrollerinin Yaşlı-Genç eşleştirmeleri yapılarak iletişim ağının aktive edilmesi aktive edilen ağ ile “Benimle Bir Anını / Hatıranı Paylaşır mısın?” çalışmasının başlatılması.

 

  1. Yaşlılık algısının değişebilmesi ve dolayısıyla toplumsal dışlanmanın ortadan kalkabilmesi için yaşlıların ilk çocukluk hayatından itibaren sağlıklı ve aktif yaşamanın önemini fark ettirici eğitim programlarının ilköğretim müfredatına eklenmesi.
  2. Dijitalleşmeyle birlikte çoğalan sanal dolandırıcılıklara karşı 65 yaş üstü olan telefon hatlarına siber saldırılardan korunma amaçlı engel konulması.
  3. Yaşlılara özel, bilgilendirici ve onların hayatlarını kolaylaştıran dijital uygulamaların hayata geçirilmesi.
  4. Ücretsiz Internet tanımlaması yapılması ve buradan eğitici ve eğlendirici görsel veya işitsel kısa videolar paylaşılması.
  5. Yaşlı internet kullanıcılarının hem sanal dolandırıcılıklara hem de siber zorbalığa maruz TikTok gibi uygulamalardan yaşlılara yönelik olumsuz yorumlar yazıldığından tüm bu paylaşımların hukuksal zemine oturtulması.
  6. Yaşlıların teknoloji ile kurdukları mesafeyi ortadan kaldıracak eğitimler, etkinlikler organize etmek.
  7. Sosyal bakım sigorta priminin hayata geçirilmesi.
  8. Yaşlılara yönelik sosyal politikaların planlanmasında aileyi temel alan anlayıştan öte, yaşlının devlete muhtaç olmadan yaşam sürdürebileceği sosyal politika anlayış ve uygulamalarına yer verilmesi.

10.Kırsal ve kentlerde yaşlıları bir araya getiren eğlenceli ve üretmeye yönelik sosyal mekânlar geliştirilmesi.

11.Ulusal kanallar ve/veya yerel kanallar tarafından yaşlılara özgü yayınlar yapılmalı.

SADKOM olarak strateji geliştirme yönünde proje/çalışma önerilerimiz;

  1. Türk aile yapısındaki birliktelik, paylaşım duygusunun zedelenmesi ve kolektif anlayışın bireyselciliğe kaymasını önlemeye yönelik çalışmalar yapılması,
  2. Dijital çalışma modelinin sosyalleşmeyi engelleyen yapısıyla birlikte sosyal medya kullanımında yaşanan artışın birey ve toplum bazında önlemlerin alınması,
  3. Birey ve toplum sağlığı açısından algılanan yazılı, görsel ve sosyal medya yayın ve paylaşımlarının coronavirüs sürecinde şimdiki ve gelecekteki olumlu-olumsuz etkilerinin en aza indirilmesiyle ilgili bilgi kirliliğine meydan vermeyecek önlemler alınması,
  4. Türkiye sağlık sisteminde Avrupa Birliği ülkelerine göre daha iyi ve üstün bir konumdadır. Bu üstünlüğümüzü bu dönemde fırsata çevireceğimiz alan olan “Yaşlı Sağlık Turizmi” ne yönelik çalışmaların yapılması,
  5. Toplumu paniğe sevk eden, çaresizlik hissi uyandıran yayın ve programlara kısıtlamalar getirilmesi,
  6. Yaşlılara yalnızlık hissiyatını yaşamamaları için sosyal hizmetlere erişimde kolaylıkla ulaşılabilir bir ortam sağlanması,
  7. Yaşlıların sosyal dışlanmasına önleyici çalışmalar yapılmasıdır.

 

SADKOM / Stratejik Araştırma, Düşünce ve Koordinasyon Merkezi Sağlık, Gıda ve Sosyal Politikalar Merkez Kurulu