Yalnızlığın Sağlığımıza Etkileri

Dr.Levent Tokuçoğlu: "Yalnızlık; ciddiye alınması, önemsenmesi, müdahale edilmesi gereken bir durumdur."

Yalnızlık, evrimsel temelleri de olan ve bunu deneyimleyen kişiye acı ve ıstırap veren evrensel bir fenomendir. Yalnızlık; ya kişisel ilişkilerden yoksunluk/bir başınalık, ya da ilişki içerisinde olunsa bile, mevcut ilişkilerden duygusal doyum alınamaması halidir.

Yalnızlık duygusu, 65 yaş üstü insanlarda %40 civarında, 18 yaş ve altında ise, şaşırtıcı biçimde, %80’lere ulaşan oranlarda, -ara ara- yaşantılanabilir. Ergen ve çocuklarda, yaşlılardan daha fazla yalnızlık duygusunun yaşantılanabilmesinin sebebi; yaşlıların deneyimleri ve başa çıkma yetilerinin fazlalığı; ergen ve çocukların başa çıkma yetilerinin yeterince gelişmemiş ve kimliklerinin oluşması için çok gerekli olan, “diğerleri” tarafından tanınma, beğenilme, sevilme gereksinimidir.

Fiziksel hastalıkları ve engellilikleri (yeti yitimleri) olan yaşlılar, diğer akranlarına oranla daha fazla yalnızlık yaşarlar. Kadınlarda, dullarda, yalnız yaşayanlarda, yaş ilerledikçe ve sağlık sorunları arttıkça, bu tablo ile karşılaşılma olasılığı artar.

Yalnızlıkla İlintili Ruhsal ve Fiziksel Hastalıklar

Depresyon

Yalnız insanlar, tıpkı depresyon tablosunda olduğu gibi; mutsuzluk, doyumsuzluk, umarsızlık ve karamsarlık içerisinde olabilirler. Ancak, umudun korunmuş olması ve birisini/birilerini özleme, onunla/onlarla bir şeyler yaşama, paylaşma isteği, yalnızlığı depresyondan kısmen ayırt ettirebilir.

Bunama

İleri yaşlardaki yalnız insanlarda bunama tablosu, benzer yaştaki bireylere göre, neredeyse 2 kat fazla görülmektedir. Neden sonuç ilişkisi iki yönlü olarak da kurulabilir. Mevcut bunama tablosu kişinin giderek toplumsal ilişkilerden geri çekilmesine ve bu ilişkileri kurup sürdürebilme yetisinde bozulmalara yol açabileceği gibi; doğrudan yalnızlığın kendisi de yeterli toplumsal uyaran olmayışı, bilişsel işlevlerin faal olmasını gerekli kılan ilişki ve zorunlulukların olmayışı, mevcut zihinsel kapasitenin korunamamasına ve hızlı bir yıkıma sebep olabilir.

Alkol kötüye kullanımı

Hangi yaşta olursa olsun, yalnızlık, alkol kötüye kullanımının tetiklenmesi ve kötüleşmesinin başlıca nedenleri arasındadır. Bir kısır döngüde olduğu gibi, artan alkol kullanımı, yalnızlığı ve bazen de toplum tarafından yalnız bırakılmayı doğurur.

Bağışıklık sistemi üzerine etkileri

Hem akut, hem de kronik stres unsurları insanın bağışıklık ve hormon sistemleri üzerinde olumsuz etkilerde bulunarak, çok sayıda hastalığa yol açabilmektedir.

İntihar

Yalnızlığın intihar girişimleriyle ilintili olduğu gösterilmektedir. Hele bu yalnızlıklara derin bir depresyon tablosu da eklenmişse, bu tatsız ve istenmeyen durumla karşılaşılması işten bile değildir.

Uyku kalitesinde bozulma

Yalnızlık uyku kalitesini bozup, gün içerisinde kişiyi daha bir uykulu, daha az enerjik yapabilir ve bu da zaten sorunlu olan toplumsal ilişkide olma halini olumsuz etkiler.

Fiziksel hastalıklar

Yalnızlık; bedensel olarak da süregiden bir stres unsuru olup; romatoid artritten lupusa, şeker hastalığına, aşırı şişmanlamaya, başta yüksek tansiyon olmak üzere, çok sayıda kalp-damar hastalıklarına, erken yaşlanmaya, bazı kanser türlerinin tetiklenmesine ve/veya kötüleşmesine yol açabilir.

Sonuç olarak yalnızlık; ciddiye alınması, önemsenmesi, müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Bunun için bireylerin toplumsal yetilerinin geliştirilmesi, olabildiğince toplu olarak yapılan etkinliklere, toplantılara iştirakinin sağlanması; gündelik yaşamla, çevresinde olan bitenle bağlantıda kalmasının temini; kendisine işlerinde destek verilmesi, mümkün olduğunda evinde ya da bulunduğu kurumda ziyaretine gidilmesi; bedensel ve zihinsel olarak aktif tutulmaya çalışılması sağlanmalıdır.

 

Eskiler yalnızlığın ne olduğunu, ölümden bile zor olduğunu bilir, söylerler…

Allah kimseyi yalnız komasın.

 

Dr.Levent Tokuçoğlu