Salutem İthalatın Önünü Kesti!

Firmanın kurucusu ve Genel Müdürü Cemil Has: "Cihazımız Salutem, Türkiye'de yaklaşık 30’dan fazla ile ulaştı. Her bölgede cihazımız var."

21-24 Kasım tarihlerinde İstanbul’da 17. EXPO MÜSİAD fuarına katılan Cemil Has Medikal, Salutem marka ozon cihazı sayesinde ilgi odağı oldu. Önemli başarılara imza atmayı hedefleyen firmanın kurucusu ve Genel Müdürü Cemil Has, cihazlarının yerli üretim olması sayesinde ithalatın önünü kestiklerini belirtti. Türkiye’nin her bölgesine ulaştıklarını dile getiren Cemil Has, Salutem ile ihracata odaklandı.

 

Üretimini yaptığınız Salutem marka yeni nesil ozon cihazınıza talep ne durumda? Dolardaki kur artışı size nasıl yansıdı?

Cihaza talepler beklediğimizin üzerinde oldu. Yıllık hedefimizi yılın ilk dört beş ayında tutturduk. Daha bir yıl dolmadan da hedefimizin üzerine çıktık. Bu durumdan çok memnunuz. Dolardaki kur artışı tabii ki her sektörde olduğu gibi bize de yansıdı ama bizim yerli üretim oranımız yüksek. Ürettiğimiz cihazın yüzde on gibi bir kısmı malzeme bazında yurtdışı bağımlısı. Dolayısıyla dolardaki kur artışı, sadece aldığımız o malzemelere yansıdı. Yurtiçinde aldığımız bazı malzemelerde de kur artışından etkilendik. Çünkü bazı yerli firmalar, kur artışını fırsata çevirip zam yaptı. Yine de biz, ülke olarak bir ekonomik sıkıntının içerisinden geçerken, cihazımızın fiyatını yükseltmek yerine kardan zarar etmeyi göze aldık ve zam yapmadık. Artık dolar kuru düşüşe başladı ama yerli olan birçok malzemenin fiyatı değişmedi, yine yüksekte kaldı. Artık yılbaşından sonra fiyatlarımızı kura göre düzenlemeyi düşünüyoruz. Alman malı cihazların kur artışından dolayı fiyatları daha da arttı. Fakat duyduğumuz kadarıyla, piyasada bizim cihazımız olduğu için bu firmalar da zam yapamıyormuş. Bu da ithalatın önünü kestiğimizi gösteriyor aslında. Çünkü biz üretim yapmadan önce, piyasanın yaklaşık yüzde altmışı ithal ürünle dolu iken, şimdi yüzde 5 gibi bir orana indi. Yani artık ithal ürün tercih edilmiyor. Bizim cihazın kalitesini gördükleri için bu konuda gayet rahatlar ve gerek teknik servis olsun gerek kurulum ve eğitimde verdiğimiz hizmetten herkes çok memnun. Biz elimizden geldiğince, kar marjımızı minimumda tutarak insanların bu yerli cihazı kullanmalarını teşvik etmek istiyoruz.

 

Ürününüze Türkiye’nin hangi bölgelerinde ulaşılabilir? Teknik servis desteğini nasıl sağlıyorsunuz? Bir problem yaşandığında müdahale süresi ve süreci nedir?

Cihazımız Salutem, Türkiye’de yaklaşık 30’dan fazla ile ulaştı. Her bölgede cihazımız var. Teknik servis olarak da her bölgeye ulaşım imkanımız çok kolay. Merkezimiz İzmir, dağıtıcı da İstanbul. Bu sayede her yere çok hızlı şekilde ulaşabiliyoruz. Bizim en büyük özelliğimiz, cihazlarımızda ilk altı ay içerisinde oluşabilecek arızalarda cihazı birebir yenisi ile değiştirmemizdir. Bu çok büyük bir avantaj müşteriler için. Aynı zamanda, garanti süresi geçse bile cihazda oluşan bir arızada yerine mutlaka ikame cihaz gönderme garantisini veriyoruz. Bu şartlar yurtdışı cihazların hiçbirisinde yok. Çünkü çok yüksek maliyetli cihazlar olduğu için yerine ikame bir cihaz bırakma gibi bir lüksleri yok. Ama biz yerli üretici olduğumuz için bu konuda da çok rahatız ve hızlı bir şekilde servis imkanı sağlayabiliyoruz. 2019 hedeflerimiz arasında da Türkiye’nin bütün illerine ulaşmak var. Tabii şu an hala ozon tedavisi yapılmayan iller de var. Sempozyum ve kongrelerde cihazı ve ozon tedavisini tanıtıp bu illere de ulaşmayı hedefliyoruz. Birçok özel hastane grubu zaten bizim cihazımızı tercih etmiş durumda. Şimdilik her şey güzel gidiyor.

 

Endüstri 4.0’ın gündemde olduğu şu dönemde firmanızı gelişmeleri takip etme açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Endüstri 4.0 konusu sadece şirketimizi değil, aslında ülkeyi çok yakından ilgilendiren bir konu. Çünkü Endüstri 1.0, 2.0 ve 3.0’ı çok geriden yakaladı Türkiye. Ama endüstri 4.0’da bu durum biraz daha farklı. Gözlemlediğimiz kadarıyla ülke olarak Endüstri 4.0’ı yakalama

Gözlemlediğimiz kadarıyla ülke olarak Endüstri 4.0’ı yakalama yolundayız. Sanayi Bakanlığı’nın yayınladığı Dijitalleşmede Yol Haritası’nı incelediğimizde bu konuya ne kadar önem verildiği, ilerisi için ne kadar önemli olduğu belli oluyor.”

yolundayız. Sanayi Bakanlığı’nın yayınladığı Dijitalleşmede Yol Haritası’nı incelediğimizde bu konuya ne kadar önem verildiği, ilerisi için ne kadar önemli olduğu belli oluyor. Ben de Türkiye’de ilk defa Ege Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi’nin (Egesem) düzenlediği ve Sanayi Bakanlığı’nın onayladığı eğitim programını geçtiğimiz Aralık ayında bitirdim. Eğitim, aynı zamanda bizim için ciddi bir farkındalık yarattı ve çok faydalı oldu. Endüstri 4.0’ın önemine ve uygulanabilirliğine şirket içi eğitimlerimizde de sıkça değiniyoruz ve alt yapısını oluşturuyoruz.  Bu, medikal sektörde özellikle ozon sektöründe bir ilk olacak. Bunun sonucu olarak 2-3 ay sonra ozon piyasasında çok ciddi şekilde fark yaratacak şeyler yapacağız. Her zaman dijitalleşmeyi takip etmek, yeniliklere açık olmak için çalışıyoruz.

Endüstri 4.0 ve dijitalleşme ile ilgili ciddi tehlikeler var. Örneğin Çin tehlikesi var, Almanya zaten Endüstri 4.0’ı başlatan ülke. Bizim sadece medikal sektörde değil, diğer sektörlerde de bu ülkeleri yakalayıp, nitelikli iş gücünü arttırmamız gerek. Endüstri 4.0’da insanlar; işleri makineler ve robotlar yapacak, işsizlik artacak diye korkuyorlar. Tam aksine, aslında bu niteliksiz elemanlar için tehlikeli bir durum. Bünyenizde veya üniversitelerde nitelikli personel yetiştirmeye çalışırsanız, bu tam aksine avantaja dönecek bir pozisyon. Çünkü dijitalleşme ne kadar fazla olursa, şirket içerisinde insanların yaptığı hatalar minimuma inecek ve nitelikli personeller, yazılımları ve makinaları kontrol edecek hale gelecek. Bununla ilgili projelerimiz var. En kısa zamanda hayata geçireceğiz.

 

Sağlık Bakanlığı tarafından düzenleme getirilen GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp) açısından Ozon’un önemi sizce nedir?

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT), şu anda revaçta olan bir konu. İstanbul’da GETAT üzerine bir kongre düzenlenmişti. Bu kongrede biz de cihazımızla yerimizi almıştık. Dolasıyla GETAT bizim için çok önemli. Bu düzenleme ile yakın dönemde devlet hastanelerinde de GETAT poliklinikleri olacak. Bazı tedavilerde destekleyici olarak bu tarz yöntemleri kullanmak sağlık açısından önemli. Buradaki amaç insanların ilaç kullanımını azaltmak.

Ozon tedavisinde özellikle Diyabetik yaralarda ciddi ve hızlı sonuçlar alınabiliyor. Bu nedenle GETAT yönetmeliğinin 1-2 yıllık bir geçmişi olmasına rağmen, ozon tedavisinin GETAT’ın en önemli dalı olacağına inanıyorum. Akupunktur, hacamat, fitoterapi, sülük gibi tedavi yöntemleri içerisinde ozon tedavisi, ciddi anlamda modern tıbba da yakın olan geleneksel ve tamamlayıcı tıp metodu diyebiliriz. Herhangi bir rahatsızlığı olmayan bireylerin bile rahatlıkla kullanabileceği bir metot. Bu metodun yaygınlaşması ülkemize, uluslararası sağlık turizmi alanında büyük bir avantaj sağlayacaktır.

 

Cemil Bey, son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

21-24 Kasım tarihlerinde İstanbul’da 17. EXPO MÜSİAD fuarına katıldık. İzmir’den katılan 11 firmanın biri de bizdik. Fuara Orta Doğu ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere yurt dışından çok fazla katılımcı ve ziyaretçi vardı. Milli marka sloganı olarak yer aldığımız bu fuarda cihazımızla ilgi odağı olduk. Fiyat açısından da oldukça avantajlıyız. Bu avantaj ülkemize olan güvenle birleştiğinde güzel sonuçlar çıkıyor. Yakın zamanda fuara katılan ülkelere ihracata da başlayacağız. Ayrıca TÜBİTAK desteğiyle başlayan 2 tane projemiz var. Bunlardan birisi yine Ozon ile ilgili. Daha üst düzey bir cihaz olacak. Bu projeyi de tamamladığımız zaman esas hedefimiz dünyada lider konuma gelmek.

Firmanın Kurucusu ve Genel Müdürü Cemil HAS

Cemil Has Medikal

Medikal Ürünler