’İyi Yaşam’ Kısa Süreli Bir Yarış Değil, Uzun Bir Maraton

’İyi Yaşam’ Kısa Süreli Bir Yarış Değil, Uzun Bir Maraton

Geçmişe baktığımızda, sağlıklı yaşam kavramı sadece beslenmeden ibaretti. Eğer yeterli ve dengeli besleniyorsanız sağlıklı bir yaşama sahipsiniz demekti. Ancak günümüzde durum hiç de öyle değil. Sadece yemek yemek ve her şeyi besinlerden beklemenin gerçekçi bir yaklaşım olmadığı ortada. Bu alanda ciddi çalışmalar yapan uzmanlardan biri de Dilara Koçak…

Yazdığı kitaplarla da sağlıklı bir yaşam isteyenlere rehberlik eden Dilara Koçak, kadın ve erkeklerin farklı beslenme gereksinimlerini de göz önüne alarak farkındalık yaratıyor. Pratik önerilerin günlük hayatta kolaylıkla uygulanabilmesinin önemini bilerek kitaplarını sürekli güncelliyor. Günümüz insanının beslenme alışkanlıklarından da bahseden Dilara Koçak’la siz Sağlığa Bakış okuyucuları için keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Dilara Hanım, röportajımıza öncelikle sizi tanımakla başlayalım. Dilara Koçak kimdir? Kendinizi tanıtabilir misiniz?
1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü, 1996 yılında da aynı üniversitede yüksek lisans eğitimimi tamamlayarak Uzman Diyetisyen unvanını aldım. İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi üniversitesinde yönetici geliştirme, etkili konuşma, Bilgi Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler Sertifika programı gibi birçok eğitim programına katıldım. Şu anda İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünde eğitimime devam ediyorum.

Mesleğimin başlarında çeşitli hastanelerde klinik alanda ve yönetici olarak görev aldıktan sonra 1999-2004 yıllarında Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde Beslenme ve Diyet Bölümü Şefi olarak ve sonrasında da tecrübelerimi güçlendirmek için Amerika Birleşik Devletleri’nde çalıştım.

Bugün oldukça kalabalık bir ekip ile çalışmalarımı sürdürdüğüm Mezura Klinik’i 2004 yılında kurdum. Çalışmalarımızın arasında Türkiye’de yeni bir sektör açtığımız şirket çalışanlarının beslenmelerine yönelik kurumsal çalışmalarımız ile bireylere yönelik danışmanlığı sayabilirim.

Amerikan Diyetisyenler Derneği” kilo kontrol ve yönetimi sertifikasına sahip olmama rağmen, benim zamanımın en büyük bölümünü wellness çalışmaları alıyor. Örneğin “İyi Yaşam Günlüğü” kitabım 2006 yılından beri her yıl yenileniyor. Bu konudaki diğer kitabım da 2007 yılında yazdığım “Dilara Koçak ile İyi Yaşam”.

Diğer kitaplarım geçtiğimiz yıllarda yenilenmiş yeni baskısı çıkan “Afiyetle Diyet” ve onun yol arkadaşı “Afiyetle Diyet Tarifleri”. Kitaplarımın dışında Milliyet Gazetesi’nin sağlık köşesinde, Hello, Women‘s Health ve CEO Life dergilerinde düzenli olarak yazarak da okuyucularımla buluşuyorum.

Beslenme ve sağlıklı yaşam konusunda öncülerden birisiniz. Bu konuyla ilgili olarak yüzyıl insanını nasıl görüyorsunuz?
Yüzyıl insanı aslında eskiye göre beslenmeye, özellikle de sağlıklı beslenmeye çok daha ilgili. Sağlıklı beslenme ve iyi yaşam trendi her geçen yıl daha da büyüyor. Doğaya ve doğala yönelim de söz konusu. Bu noktada elbette kişilerin beslenme alışkanlıkları konusunda doğru kişiler tarafından doğru yönlendirilmesi gerektiğine de inanıyorum. Son yıllarda popülerliği artan sağlıklı beslenme konusu maalesef piyasada uzman olmadığı halde bu konuda fikir beyan eden kişilerin artmasına sebep oldu. Bu kişilerin toplum sağlığını önemli derecede olumsuz etkilediği bir gerçek. Burada halkın da bilinçli olması ve her konuda olduğu gibi beslenme konusunda da sadece uzman kişilerin görüşlerine itibar ediyor olması çok önemli.

Özellikle diyet, yemek tarifleri ve yazdığınız kitaplarla alanınızda farkındalık yarattınız. Bu konuda çalışmalarınız nasıl devam ediyor?
Böyle cümleleri duymak beni hep mutlu ediyor. Aslında “İyi Yaşam Günlüğü” kitabım 2006 yılından beri her yıl yenileniyor. Bazı senelerde kadınlara ve erkeklere özel olarak ayrı ayrı da basıldı. Bu konudaki diğer kitabım da 2007 yılında yazdığım “Dilara Koçak ile İyi Yaşam”. Diğer kitaplarım geçtiğimiz yıllarda yenilenmiş yeni baskısı çıkan “Afiyetle Diyet” ve onun yol arkadaşı “Afiyetle Diyet Tarifleri”. Afiyetle Diyet kelimesi benim sadece kitabımın ismi değil aynı zamanda üstünde çok düşündüğüm tedavi biçimidir. Afiyetle Diyet kitabımda diyetin psikolojisi, vazgeçme nedenleri ve onun devamı olan Afiyetle Diyet Tarifleri kitabımda da çok sayıda tariflerle, danışanlarımın başarı hikayelerini paylaştım.  Kitaplar benim göz bebeklerim ve asla vazgeçemem ama değişen çağa ayak uydurmak için şimdilerde biraz daha dijitale ve mobil uygulamalara ağırlık verdiğimizi söyleyebilirim.

''İyi Yaşam Günlükleri'', kadınlar ve erkekler için neleri öneriyor?
'İyi Yaşam Günlüğü’ kadın ve erkekler için ortak olarak planlandı. İyi Yaşam Günlüğü size her gün rehberlik etmeyi, 13 farklı konuda daha fazla bilgi sahibi olarak, iyi yaşam amacınıza ulaşmanıza yardımcı olmayı hedefliyor. Her güne farklı motivasyon cümleleri içeren iyi yaşam günlüğü gün içinde yiyecek, içecek, egzersiz ve duygusal durum kaydınızı tutmanızı da sağlıyor. Hem kadınlar hem de erkekler için öncelikle metabolik hızınızı hesaplamayı ve günlük almanız gereken kaloriyi size anlatıyor, ideal kilonuzu hesaplamanıza yardımcı oluyor. Daha sonra da bu kaloriyi hangi besinlerden ne ölçüde yiyerek almanız gerektiğini gösteriyor. Bir kılavuz görevi gören bu yaşam günlüğü ile egzersiz seviyeniz ve günlük yaşam aktiviteleriniz ile ne kadar kalori harcadığınızı hesaplayabiliyorsunuz.

Her gün, gün içindeki besin tüketiminizi, sıvı alımınızı ve yaptığınız egzersizleri not alabileceğiniz alanlarının yanı sıra, o günkü duygusal durumunuzu da kaydetmenizi sağlıyor. Haftalık özetlerle geçen bir haftanızı değerlendirmenize yardımcı oluyor böylece daha büyük tabloda doğru ve yanlışlarınızı değerlendirebiliyorsunuz. Günlük aldığınız besin seçimlerinizi yönetmenizi sağlayan "İyi Yaşam Günlüğü" ayrıca her ay, sağlıklı beslenme ve iyi yaşam konusunda merak edilen bir konunun kapılarını size aralıyor.

Kurumsal ve bireysel olarak pek çok kurum ve birey ile çalışmalarınızın olduğunu biliyoruz. Yapılan ve önerilen değişiklikleri uygulama konusunda Türk insanı nasıl?
Bu alanda 20 yıldan fazla süredir hizmet veren bir beslenme uzmanı olarak Türk toplumunun beslenme alışkanlıklarının çok çeşitli olduğunu söyleyebilirim. Bütün bu çeşitliliğin yanı sıra yine de geleneklerimize bağlı olduğumuz bir gerçek. Bulgurdan, buğdaydan, yoğurttan ve atalarımızın yediği besinlerden vazgeçemiyoruz, aslında doğru olanı da bu.

Siz, yaşamın sağlıklı sürdürülebilmesi için devamlılık konusunda neler öneriyorsunuz?
Herhangi bir davranış değişikliğinden sonuç alabilmemiz için alışkanlık haline gelmesi gerekir. Arada sırada yapılanlar alışkanlık değil, eylemdir. Sezonluk aktivite ya da sezonluk diyetlerle her sene zayıflama stresine girmek yerine kalıcı hedefler koymak çok daha doğru olur. Bir kere oluştuktan sonra, alışkanlıklar hiçbir irade veya zihinsel çaba harcamadan, otomatik olarak gerçekleşir. Bilim adamları, insanların günlük gıda seçimlerinin %90 kadarının alışkanlıklar sonucu verildiğini tahmin ediyorlar. Düzenli kahvaltı yapmayı, öğün atlamamayı, taze sebze-meyve tüketmeyi, gün içinde su içmeyi, egzersiz yapmayı ve dengelemeyi alışkanlık haline getirdikten sonra her sene aynı strese girmek durumunda kalmazsınız.

Sağlıklı yaşam için önerileriniz nedir? 
Egzersize vakit ayırın, kahvaltınızı eksik etmeyin, dengeli yağ tüketin, hayatınızdan kahkahayı eksik etmeyin, düzenli sağlık kontrolü yaptırın, D vitaminini ihmal etmeyin, “hayır” demeyi öğrenin, yeterli su için, geç yenen yemeklere dikkat edin, düzenli öğün yapın, hafiflemek için daha hafif beslenin, çayı ve kahveyi şekersiz içmeye başlayın, etiket okumaya başlayın, taze sebze ve meyve tüketin, lifli beslenin, C vitamini ve çinkoyu önemseyin, uyku düzeninize dikkat edin ve son olarak; ruhunuzu besleyin…

Okuyucularımız için neler söylemek istersiniz?
Sağlıklı ve iyi bir yaşam için kendinizi önemseyin ve bedeninize gereken değeri verin. Unutmayın bedeniniz sizin ömür boyu birlikte yaşamak zorunda olduğunuz en yakın arkadaşınız. İyi yaşam ise kısa süreli bir yarış değil, uzun bir maraton…