Anti Kanser Gıdalar

Anti Kanser Gıdalar

Sağlık alanında modern yaşamın insanlığa en kötü getirisi kanser olmuştur. Bilim insanlarına göre her dört ölümden birinin kansere bağlanabileceği ifade edilmektedir. Sağ kalım oranları, erken tanı ve tedavideki ilerlemeler sayesinde artmaktadır, kanserden ölümlerin üçte birinden fazlasının önlenebileceği tahmin edilmektedir.

Kanserin sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebilecek bir hastalık olduğuna ilişkin güçlü ve tutarlı çok sayıda kanıt mevcuttur. Beslenme bileşenlerinin bazılarının koruyucu etkilerinin olduğunu gösteren bulgular elde edilmiştir. Ancak kilo verme ve egzersiz, kanserin önlenmesi açısından daha güçlü kanıtlar sunmaktadır. Obez (beden kitle endeksi 40’ın üzeri) olan erkeklerde %52, kadınlarda %62 oranında kansere bağlı ölüm oranı artışı olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Kanıtlar, beden kitle endeksi arttıkça kanser riskinin de arttığını göstermektedir.
 
BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİREN GIDALAR
Buğday, sebze, meyve, balık ve zeytinyağının yüksek miktarda tüketildiği Akdeniz beslenmesinin orta yaş kadınlarda kanserden ölümleri %16 oranında azalttığı saptanmıştır. Et içeriği, yoğun işlenmiş besinler, yağlı, şekerli besinlerden oluşan batı tipi beslenme kolon kanseri riskini kadınlarda %30–40, erkeklerde %50 oranında artırdığı yine bilimsel araştırmalarla tespit edilmiştir.
 
Meyve ve sebzelerin kansere karşı olası koruyucu etkileri olduğuna ilişkin kanıtlar 1990’lı yıllardan bu yana bilinmektedir. Nişasta içermeyen sebzelerden zengin beslenme, koruyucu bir etki göstermektedir. Domatesle hazırlanan zengin ürünlerle beslenme mide, akciğer ve prostat kanseri görülme sıklığını anlamlı bir şekilde azaltmaktadır.
 
Kırmızı et tüketimi düştükçe kanserde %25 azalma, balık tüketimi arttıkça da %30 oranında azalma yine yapılan bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.
 
Yine kalsiyum ve D vitamininden zengin besinlerle beslenmelerde kolon kanseri riskinin anlamlı bir şekilde azaldığı bulunmuştur.
 
Antioksidanların hücre DNA’sında hasara yol açabilecek serbest radikalleri nötralize ederek kanseri önledikleri düşünülmektedir.
 
Folik asitten zengin besinler (narenciye, karaciğer, yeşil yapraklı bitkiler) gırtlak kanseri ve pankreas kanseri riskinde %40 – 50 azalma sağladığı gösterilmiştir.
 
B6 vitamini -ki normal beslenme ile alınabiliyor- gırtlak ve meme kanserlerinde koruyucu etkiye sahiptir. Bu etki menopozdaki kadınlarda daha yüksektir.
 
Karbonhidrattan zengin beslenme, glisemik yük, sukroz, fruktoz kanser oluşumunu %27 dolayında arttırdığı görüldüğünden, sağlıklı kilo korunarak fruktoz ve sukrozdan zengin beslenme şeklinden kaçınmak, kanseri önleyici yararlar sağlayacaktır.
 
Resveratrol ve boraks bu iki madde kanser hücreleri üzerinde sitotoksik etki gösteriyor, yani kanser hücrelerini öldürüyor. Peki bu iki madde, en uygun oranlarla, hangi yiyeceğimizde bulunuyor; kırmızı üzümde. Kırmızı üzüm ve bu üzümden elde edilen ürünlerin kanserden koruyucu özellikleri olduğu uzun yıllardır bilinmektedir. Yapılan çalışmalar özellikle üzüm çekirdeğinde bol miktarda bulunan ve antioksidan özelliği iyi bilinen resveratrol ve boraks gibi maddelerin kanserden koruyucu etkiden sorumlu olabileceğini ortaya koymuştur. Kırmızı üzüm çekirdeği ekstraktının ve bu ekstraktın ana maddeleri olan resveratrol ve boraksın kansere karşı etkin olduğu bilinmektedir. Buna rağmen çekirdekli üzümün çekirdeklerini niçin çıkartıp atarız ya da neden çekirdeksiz üzümü daha çok tercih ederiz anlamak mümkün değil…
 
Ayrıca kanser olgularında kullanılan diğer ilaç formundaki kemoterapötik ajanlarla kombinasyonları da çok değerlidir bu ekstraktın. Hatta bu kullanılan kemoterapötik ajanların doz yükseltimine gerek duymadan daha yüksek etkinlik elde edilmesi amacıyla da rahatlıkla kullanılabilir.
 
Sülforafon brokolinin içinde bolca var. Hatta biraz daha az miktarlarda olmak üzere brüksel lahanası, normal lahana, kara lahanada da var. Sülforafan son yıllarda ciddi bir şekilde araştırılan bir bileşik oldu. Kanser sağıtımında da yardımcı olduğu belirtilen brokoli, dolayısıyla sülforafanın aslında tip 2 şeker dediğimiz daha çok obezliği takiben gelişen diyabette son derece yararlı olduğu yapılan deneylerle ispat edildi. Özellikle obez kişilerde %10 oranında düşürülebilen açlık kan şekeri çok önemli iyileştirmeler sağlıyor.
 
Sonuç olarak kanserin sağlıklı beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebilecek bir hastalık olduğuna ilişkin çok güçlü veriler var, anti kanser gıda tüketimi kanser sağıtımında önemli roller oynayabiliyor.

Enver OLGUNSOY