Ruh Sağlığını Güçlendirmek

Ruh Sağlığını Güçlendirmek

Ruhsal bozukluklar, günümüzün temel sağlık sorunları arasındadır. Ruh sağlığı, sağlığın tanımında geçen tam iyilik halinin olmazsa olmazlarındandır. Ruhsal iyilik hali yaşamdan zevk alabilmemiz, aktif, verimli ve uyumlu bir ömür geçirmemiz için gerekli. Ayrıca bireyin kendi yeteneklerinin farkına vardığı, içinde yaşadığı topluma katkıda bulunabildiği, problem çözme ve başa çıkma mekanizmalarını harekete geçirebildiği durumlar da ruhsal iyilik hali ile ilgilidir.
 
Günümüzde artık hastalık odaklı “biyo-medikal model” değil, kişinin kendi ve çevresi arasındaki denge halini yani “sağlıklı olma” halini baz alan “biyo-psiko-sosyal model” kabul görmektedir. Buradan hareketle insan biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak adlandırılmaktadır. Biyo-psiko-sosyal model, ruhsal hastalıkların tedavisinden ziyade ruh sağlığının korunması ve güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Ruh sağlığının korunması ve güçlendirilmesinin hem ruhsal hem de fiziksel sağlık için gerekli olduğunu söylememiz gerekir.
 
Olduğu gibi kabul etmek, standartları yüksek tutmamak, mutluluğu süreç olarak değil an olarak yakalamaya çalışmak …. Bu ifadeleri günlük hayatımızda sıkça duyuyoruz. Ruh sağlığımızı yakından ilgilendiren buna benzer ifadeler aslında ruh sağlığımızı güçlendirmemiz için önerilerden sadece birkaçı…
 
Peki ruh sağlığının güçlendirilmesi ne anlama geliyor? Kısaca, ruh sağlığını destekleyen ve insanların sağlıklı yaşam biçimlerini sürdürmesine izin veren faaliyetleri içeren bir tanım aslında. Kendini anlamak, kendi gücünün farkına varmak, gerçekçi olarak değerlendirmek, farkındalık, uyum, kendini ifade edebilmek, seçimlerinin sorumluluğunu alabilmek gibi kavramlar yine hep ruh sağlığını güçlendirme ile ilgilidir.
 
Kalıcı sosyo-ekonomik baskı, hızlı sosyal değişim, stresli çalışma koşulları, cinsiyet ayrımı, sosyal dışlanma, sağlıksız yaşam tarzı, şiddet riski, fiziksel sağlık-hastalık ve insan hakları ihlalleri ruh sağlığı ile ilgili risklerdendir. Sosyal izolasyon, insan hakları ihlallerinin varlığı, su, hava, konut, trafik gibi fiziksel faktörler, sağlıklı olma anlayışı, çare arama davranışı veya çaresizliği benimsemek gibi kültürel faktörler ruh sağlığının sosyal belirleyicileri arasındadır.
 
Ruh sağlığının geliştirilmesi için temel gereksinimlerin karşılandığı, sosyo-ekonomik ve kültürel hakları koruyan; sağlık sektörüyle birlikte, eğitim, adalet, ulaşım, çevre, konut ve sosyal yardımlaşma sektörlerinin dahil edildiği bir ortam gereklidir. Etiketleme ile başa çıkılması, yaşam döngüleri sürecinde ihtiyaç duyulan gereksinimlerin karşılanması, intiharın önlenmesi ruh sağlığını güçlendirmenin diğer ilkelerindendir.
           
Ruh sağlığının güçlendirilmesiyle ilgili bazı kavramlardan bahsedecek olursak bunların başında ‘yaşam kalitesi’ gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, yaşam kalitesini “kişinin kendi amaçlarına, beklentilerine, standartlarına ve çıkarlarına göre bir kültür ve değer sisteminde kendi yaşamını algılaması” olarak tanımlamıştır.  Diğer önemli bir kavram olan psikolojik dayanıklılık ise travmatik ya da stresli yaşam olaylarına maruz kalma sonrasında risk faktörleri ve koruyucu faktörlerin etkileşimi sonucu oluşan süreçte, bireyin bu olumsuz koşulların üstesinden başarıyla gelebilme, uyum sağlayabilme ve yeterlilik geliştirebilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır.
 
Bireylerin var olan güçlü yanlarını ve geliştirilmesine gerek duydukları özelliklerini fark etmeleri, çevrelerinde var olan fırsatları ve tehditleri görmeleri, farkındalık geliştirme açısından önem arz etmektedir. Bu durum aynı zamanda ruhsal açıdan daha güçlü olabilmeleri için kişisel gelişimleri hakkında hangi konularda neler yapmaları ya da nelerden kaçınmaları gerekebileceği konusunda da yol gösterici olabilmektedir.
 
Üzerinde durulması gereken bir kavram da ‘pozitif ruh sağlığı’dır. Pozitif ruh sağlığı, “bireylerin, grupların ve kurumların uygun bir şekilde işlev görmesine yardımcı olan ve onların gelişmelerine katkı sağlayan durum” olarak tanımlanmıştır. Doğumdan ölüme kadar bireylerin yaşama bağlanmalarına ve yaşamı daha olumlu bir noktaya götürmelerine yardımcı olan; yaşamda neyin olumlu olduğuna ilişkin bilgiler ve bulgular ortaya koyan pozitif ruh sağlığı yaklaşımı, hastalıklara yapılan vurgunun ötesine geçerek, ruh sağlığını güçlendirmenin kaynakları üzerine dikkati çekmektedir.
 
Ruh sağlığının geliştirilip güçlendirilmesi etkili bir koruyucu halk sağlığı anlayışı ve kararlı sosyal müdahalelerle sağlanabilir. Ruh sağlığını güçlendirmede gebe, bebek, çocuk, yaşlı, engelli, kadın gibi dezavantajlı grupların temel ihtiyaçları ile birlikte sağlık hizmeti ve psikososyal destek müdahalelerinin toplum katılımı ile planlanması önemlidir. Çalışma ortamlarında ruh sağlığını geliştirme etkinlikleri, şiddeti önleme programları, topluluk kalkınma programları, yoksulluğun azaltılması ve sosyal koruma, ayrımcılıkla mücadele yasaları ve kampanyaları sosyal müdahalelere örnek verilebilir.
 
Ruh sağlığı güçlendirilmesi için sayısız önerilerden bahsedebiliriz: Kendine saygı duymak, gerektiğinde hayır demeyi öğrenmek, kendine hata yapma özgürlüğü tanımak ve hatayı fırsata dönüştürmeyi bilmek, kendi sınırlarını ve sınırlılıklarını fark etmek, kendini başkalarıyla karşılaştırmamak, beklentileri iyi ayarlamak, tutarlı davranmak, esnek olmak, affetmeyi bilmek, hayalleri gerçekleşmediğinde umudunu yitirmeyip mücadeleye devam etmek ya da yeni hayallere yelken açmak, yeni durumlar karşısında gerçekçi değerlendirmeler yaparak hızlı uyum sağlayabilmek, hedefleri olmak, üretken olabilmek, gerektiği zaman vazgeçmeyi bilmek,  sahip olduklarının farkına varmak ve önemini kavramak gibi…
 
Son söz olarak ruhunuzun derinliklerinde güçlenmeyi hissedebilmeniz dileklerimle…
 
Kaynak: T.C. Sağlık Bakanlığı 1. Basamakta Ruh Sağlığı Hizmetlerini Güçlendirme Programı (rsGÜÇ)

Aile Hekimi Dr. Mehmet Fatih Gürz