DİYET TEDAVİSİNDE AKTİVİTENİN ROLÜ

Dyt.Şükran Vural
Diyetisyen Şükran Vural: "Doğru bir fiziksel aktivite ile uygulanan diyet tedavisi, kişide yağ dokusu kaybını sağladığı gibi, kas kitlesini de korur ve arttırır."

Şişmanlık diğer bir adıyla obezite, günümüzde yaşadığımız pek çok sağlık probleminin kaynağı. Hal böyle olunca, metabolizmaya daha fazla zarar vermemek ilk hedefimiz olmalı.

 

Kilo problemi olan birçok birey, ideal kilosuna ulaşabilmek için çeşitli yöntemler denerler. Bu yöntemlerden bazıları bireyi sağlıklı kilo verme sürecine sokarken, bazıları durumun daha da kötüleşmesine neden olur. Yapılan araştırmalar, diyet ile birlikte aktivitenin bu süreçte önemli bir rolü olduğuna işaret ediyor. Danışanlarına bu yolda destek olan Diyetisyen Şükran Vural ile bu sayımızda, sağlıklı kilo vermek için neler yapılmalı ve nelerden kaçınılmalı konularına değindik. Diyet yaparken aktivitenin yeri ve önemine dikkat çektiğimiz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Şükran Hanım, şişmanlık nedir ve nasıl oluşur?

Şişmanlık, insanın vücudunda gereğinden fazla yağ depolamasıdır. Bu durum ilerledikçe veya vücutta depolanan yağ miktarının artmasıyla, sağlığımız olumsuz yönde etkilenir.

 

Peki bu olumsuzluklar nelerdir?

İnsülin direnci, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, felç, eklem rahatsızlıkları, astım ve nefes alma problemleri, uyku apnesi, yüksek kolesterol, kanser, öz güven eksikliğinden kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklar, erken ölümler, menstural bozukluklar (adet düzensizlikleri), sorunlu gebelikler…

 

Basitçe tarif etmek istersek şişmanlık (obezite) neden oluşur? Genellikle hangi ülkelerde görülür?

Şişmanlık, kişinin harcadığı enerjiden daha fazla enerji alması sonucu oluşur. İhtiyacımızdan daha fazla enerji tüketir, bir de bunu hareketsizlik ile taçlandırırsak şişmanlamak (obezite) kaçınılmaz bir sonuçtur. Maalesef obezite bugün tüm dünyanın gerçek bir sağlık sorunu haline geldi. Özellikle gelir düzeyi yüksek, gelişmiş ülkelerde…

 

Peki günümüzün problemi olan obezite neden karşımıza çıkıyor? Yani insanoğlu neden kilo alıyor?

Çok basit, modern insan yüksek kalorili, sağlıksız, sentetik market ürünlerini kolayca elde ediyor. Birçok işini fazla enerji sarf etmeden yapabiliyor. Örnek verecek olursak; her yere araçla gidiyor, yürümeyi tercih etmiyor, bulaşık makinası, çamaşır makinası, bilgisayar, cep telefonları vs. teknoloji ilerledikçe sözde kolaylaşan birçok iş zaman geçtikçe kilolarımızda artışa sebep oluyor. Dolayısıyla sağlığımız bozuluyor. Maalesef!

 

Evet, şişmanlık yukarıda da anlattığım gibi yaşam kalitesini bozan, insan için olumsuz bir durumdur. Aklımıza gelen ilk şey bu olumsuzluktan kendimizi kurtarmak için diyet yapmaktır. Bu konuda lütfen ihtisas sahibi bir diyetisyenden destek alınız. Doğru diyet tedavisi nasıl olmalı? Bireyin kan değerlerine, yaşına, cinsiyetine, fiziksel durumuna, yaşam tarzına göre diyetisyen tarafından hazırlanan günlük bir beslenme programı olmalıdır. Bu programın hazırlanması esnasında diyetisyen danışanının yaşam ve tüketim tarzını net ve doğru bir şekilde dinlemeli, tahlil sonuçlarına göre düzenlemelidir. Kendi mesleki tecrübelerime dayanarak şunu da söylemek isterim ki, danışan programı sevip benimserse tedavi çok daha başarılı oluyor. Kontroller sırasında uygulanan listenin kalorisini ve içeriğini  değiştirmek bu süreçteki monotonluğu yok ederek daha keyifli hale getiriyor.

 

Egzersiz ve beslenme
“Doğru bir fiziksel aktivite ile uygulanan diyet tedavisi, kişide yağ dokusu kaybını sağladığı gibi, kas kitlesini de korur ve arttırır.”

Şişmanlıktan kurtulmak için tek başına diyet yapmak kilo verdirir mi?

Kısaca cevap verecek olursak, evet verdirir. Ama daha kaliteli daha çabuk netice almak istersek fiziksel aktivite gereklidir. Peki hangi fiziksel aktivite daha iyi sonuç verir? Aktivite de yine kişiye özel olmalıdır. Kişinin fiziksel özellikleri, genel sağlık durumu, yaşı ve tercihleri doğru aktivite konusunda belirleyicidir. Bu konuda bir spor hekimi veya gerçek bir aktivite uzmanından yardım almanız çok doğru olacaktır. Yanlış fiziksel aktivite insan sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu olumsuzluklar, eklem rahatsızlıkları, bel ve boyun fıtıkları, kas ve bağ dokusu yırtıkları, kemik kırıkları, çıkıklar, yumuşak doku zedelenmeleridir.

 

Her şey doğru ve yolunda olsa bile spor, bizim toplum olarak çok severek yaptığımız, tercih ettiğimiz bir aktivite değildir. Bu konuda toplum ve bireyler bilinçlendirilmelidir. Mesela okul çağı çocukları da spor yapma ve spora erken başlama gibi bir şansa sahip olurlarsa, bu sağlıklı alışkanlık yaşam boyu sürdürülebilir.

 

Şehirleşme yanlış olduğunda, çocuklarımız için oynayarak enerji sarf edeceği güvenli parklar maalesef olamıyor. Bununla birlikte park sorunu yaşamadan arabamızla gittiğimiz alışveriş merkezleri hafta sonu veya mesai sonrası yapacağımız aktiviteyi oldukça kısıtlamaktadır. Yine yaşamı kolaylaştırmak amacı ile kullanılan asansör veya yürüyen merdivenler bize fayda değil zarar vermektedir. Elimiz kolumuz dolu ise alışveriş yükümüzü asansöre koyup kendimiz merdivenleri tercih edebiliriz…

 

Spora ayıracak vakti olmayanlar için tavsiyeleriniz neler? Alternatif olarak ne yapılabilir?

Gerçekten spora ayıracak vaktiniz yok veya kısıtlıysa gün içinde daha aktif yaşamayı tercih etmeliyiz. Toplu taşıma araçlarından bir veya iki durak önce inmeli, eğer ulaşımımızı kendi aracımız ile sağlıyorsak aracımızı daha uzak bir yere park etmeli, öğlen tatillerinde biraz yürüyüşe çıkmalı, ofis içinde daha fazla masadan kalkıp dolaşmalı, asansör yerine merdivenleri tercih etmeliyiz.

 

Doğru bir fiziksel aktivite ile uygulanan diyet tedavisi, kişide yağ dokusu kaybını sağladığı gibi, kas kitlesini de korur ve arttırır. Vücutta kas kitlesi artışı Bazal Metabolizmayı (Dinlenme Metabolik Hızı) arttırır. Metabolizmanın artışı kişinin daha sağlıklı ve daha çabuk kilo vermesini sağladığı gibi verdiği kiloları geri almamak üzere kilo kontrolünü de sağlamaktadır. Ama tabi bu sağlıklı yaşam tarzını benimsemesi ve devam ettirmesi şarttır.

 

Kilo vermek isteyenlere beslenmeleri konusunda önerileriniz nelerdir? Nasıl sağlıklı kilo verebilirler?

Bir diyetisyen olarak, düşük kalorili diyetleri asla önermem (herhangi bir endikasyon söz konusu değilse), düşük kalorili diyetler kişinin alması gereken besin öğelerini sağlayamamaktadır. Bu durum ilerleyen dönemlerde kişinin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Düşük kalorili diyetler vitamin ve mineral açısından kesinlikle yetersizdir. Bu sebepten ötürü kalori konusunda diyet tedavisinin aktivite ile desteklenmesi çok çok gerekli olmaktadır. Sadece yarım saat tempolu yürüyüş yaparak 150 kalori harcadığımız gibi metabolizmamızı yükselterek daha çok kilo verebiliriz. Eğer dışarıya çıkıp yürüyüş yapmak bizim için mümkün olamıyorsa evimizde koşu bandı veya kondisyon bisikleti gibi aktivite imkanları sağlayabiliriz. Zamanımız ve maddi durumumuz elveriyorsa bir spor salonuna giderek aktivite yapmak alternatif olabilir.

 

Hipokrat’ın dediği gibi “Uzun yürüyen, uzun yaşar”. Hepinize sağlıklı ve mutlu günler, yıllar diliyorum.

 

Diyetisyen Şükran VURAL

Diyet Vizyon