Çocuklarınızla Dikkat Odaklı, Güven Merkezli İletişim Kurun

Ünlü oyuncu Akasya Asıltürkmen, çocuk yetiştirirken dikkat ettiği hususlar üzerine konuştu. Bir kız çocuğu sahibi olan güzel oyuncu, annelik serüveniyle ilgili püf noktalardan bahsetti. Özellikle çocukla iletişim konusunda hassas olduğunu belirten Akasya Asıltürkmen’e sizin için sorduk.

Akasya Asıltürkmen kimdir? Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Tabii ki, 77 senesinde İstanbul’da doğdum. Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünden mezun olduktan sonra profesyonel oyunculuk hayatıma Semaver Kumpanya’da başladım. Sonrasında çeşitli topluluklarla çalışmakta aktif olarak devam ettim. Tiyatronun yanı sıra birkaç sinema ve dizi tecrübem de oldu. Ayrıca kamera önü oyunculuk dersleri verdim. Son beş yıldır Bahçeşehir Üniversitesi’nde ders veriyorum. Reklam seslendirmesi ve Influencer olmak da severek yaptığım diğer işlerim. Ayrıca çocuk kitapları yazıyorum. Dördüncü kitabım önümüzdeki ay çıkacak.  Üç yaşında bir kızım var, adı Pera.

Tiyatroya ilginiz nasıl başladı? 

Ben çocukluğumdan beri sanatın her dalıyla ilgileniyorum. Benim için mesleki seçim haline gelmesi ergenlik döneminde oldu. 14 yaşında tiyatronun meslek olarak yapılabileceğine karar verdim. Sonra amatör tiyatrolar ve çocuk tiyatrosu, bir iki profesyonel oyun derken konservatuvarı kazandım. Zaten sonrası malum.

Sizi tiyatronun yanı sıra sinema ve sosyal medyada pek çok değişik projede görüyoruz. Bu süreç nasıl gelişti? 

Tabii ki yıllar içerisinde ve çoğu zaman ihtiyacıma göre şekillendi. Oyuncu olduğum için doğal olarak beni uygun buldukları ve içinde olmaktan benim de mutluluk duyacağım işlerde çalıştım. Sosyal medya ise aslında benim eğlence alanımdı ve zamanla mesleğe dönüştü. Sanırım şu aralar kendimi en rahat ifade ettiğim mecra. Resmen hayallerimi gerçekleştiriyorum sayesinde. Uzun ömürlü nice işlere diyorum.

Bir kızınız olduğunu biliyoruz. Kızınız dünyaya gözlerini açtığı günden bu yana hayat nasıl değişti? Bu değişikliklere kendinizi hazırlamış mıydınız?

Anne olunca anlarsın cümlesi tam bir klişe ama kesinlikle doğru. Çok geç anne oldum ülke standartlarına göre ama bundan da çok memnunum. Zaten kendimi gerçekleştirdiğim için en ufak bir endişem olmadı. Başından şu ana kadar sevimli bir annelik tecrübesi yaşıyorum. Bu sebeple “rahat annelik” kavramını insanlarla paylaşmaya gayret ediyorum. Sen rahat, çocuk mutlu. Hayatım hep olumlu anlamda değişiyor Pera geldiğinden beri. Geçici hezeyanlarım olmadı değil ama üstünde durulacak bir durum olmadı hiç.

You Tube kanalınızdaki ‘Akasya Ana’ karakteri nasıl ortaya çıktı?

Hamile kaldığımı öğrendiğimde iki oyunda birden oynuyordum. Beş buçuk aylık olana kadar da oynamaya devam ettim. Canım sıkılacak diye de düşünmeye başlamıştım. Derken her taze hamile gibi kendimi hamilelik ve bebek bakımı ile ilgili videolara gömülmüş buldum. Çoğu o kadar kolay görünüyordu ki, ben de kendi tecrübelerimi paylaşmaya karar verdim. Binlerce olması da umurumda değildi. Sadece ben Akasya gibi yapacaktım. İyi de oldu. Geçen sene iki ödül aldım hatta. Çok severek yaptığım bir işim oldu. Lohusalığım bile anlamadan geçti, çünkü içerik çıkarıyorduk o sırada.

Çocuk sağlığı ve gelişimi hakkında sizi en çok zorlayan ve size en çok keyif veren konular neler oldu?

Annem sağlıkçı, anneannem bile! Onlar o kadar iyiler ki hiç paniklememe gerek kalmadı. Kendi benimsediğim yenilikçi yöntemlerle onlardan öğrendiklerimi ya da tavsiyelerini harmanladım. Ben nevi-klasik bir anayım (gülüyor). Özellikle bebek hastalandığında baya bir çaresiz hissetmiştim. Çok da hastalanan bir çocuk değil ama bir defasında el, ayak, ağız hastalığına yakalandı ve ardından bana da bulaştı. İşte o hastalığın da verdiği halsizlikle ne yapacağımı şaşırmış ve kendimi çaresiz hissetmiştim. Ama o kadar. O gelişiyor, ben de gözlemliyorum. Gerektiğinde de müdahale ediyorum. Sürekli gözünün içine bakıp paranoyakça acaba bir şeyi mi var diye düşünmüyorum.

Sağlıklı bir birey olarak yetişmek için bir çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimi konusunda sizin en çok dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir? Hangi alanlarda kaygı duyuyorsunuz? 

Bir defa kaygı duymak, endişeli olmak benim lügatimde var olan şeyler değil. Çünkü kaygının yaratıcı bir etkisi olduğunu ne anneye ne bebeğe fayda sağlamadığını biliyorum. Özellikle memleketimizde kaydı temelli annelik matah bir şeymiş gibi bilinç altımıza yerleştirilmeye çalışılıyor ya da annelerimiz tarafından çoktan yerleştirilmiş. Kopyalamışız farkında olmadan. Ben dikkat odaklı, güven merkezli iletişimden yanayım. Çocuğa alan bırakmak, ona fırsat tanımak önemli. Yoksa karakter gelişimi onarılamaz şekilde örseleniyor. Şu anda toplumda yetişkin bireylerin sorun yaşadığı durumların çoğu kaygılı, endişeli ve aşırı korumacı ebeveynlerin eseri. Gelecekte kendine güvenen, ihtiyaçlarını kendi belirleyen, hakkını kendi arayan ve savunabilen bireylerin yetişmesi için aslında tek gereken onlara bu seçme alanını sağlamaktan geçiyor. Siz de bu arada arkanıza yaslanıp bir rahat nefes alabilirsiniz. Doğadaki canlıları örnek alabilirsiniz bu konuda diyorum ben hep takipçilerime.

Sizinle aynı heyecanı paylaşan tüm anneler için önerileriniz nelerdir?

Heyecanınızı abartmayın, çırpınmayın. Tatlı bir heyecanla sürecin tadını çıkarın. Küçük rehberiniz doğduğu andan itibaren size özel kitapçığıyla gerekli tüm yönlendirmeleri yapacaktır. Unutmayın, kendinizi suya rahatça bırakmadan yüzemezsiniz. Bütün anneleri minnoş yanaklarından öperim.