Cildimizi Yaza Nasıl Hazırlamalıyız

Dr. Deniz Koral, yaklaşmakta olan sıcak yaz günlerinde cildi korumanın ve teknolojik imkanlardan yararlanarak gereken bakımların yapılması konusunda açıklamalarda bulundu.

1. Öncelikle sizi tanımak isteriz. Kendinizden ve kariyer yolculuğunuzdan kısaca bahsedebilir misiniz?

Denizli’de doğdum, İlk orta ve lise eğitimimi İzmirde tamamladıktan sonra 1983 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Sırasıyla Kahramanmaraş Elbistan Karahasanuşağı Sağlık Ocağı tabipliği ve Kahramanmaraş Merkez Verem Savaş Dispanserinde mecburi hizmetimi tamamladım. Ondokuzmayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinde Derive Zührevi Hastalıkları Uzmanlığımı 1983 yılında aldıktan sonra, askerlik görevimi de İskenderun Deniz Hastanesinde 1991 yılında tamamladım. Sırasıyla Seydişehir SSK Hastanesi ve Konya SSK Hastanesi’nde çalıştıktan sonra 1995-1996 yılları arasında Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalında kurucu öğretim üyesi olarak çalıştım, aynı yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalında 3 ay misafir öğretim üyesi olarak bulundum. 1996 yılında tekrar Konya SSK Hastanesinde uzman olarak çalışmaya başladım. 1999 yılından itibaren estetik ve kozmetik dermatoloji ile daha fazla ilgilenebilmek için serbest dermatolog olarak kendi kurduğum güzellik merkezinde çalışmaya başladım. Bu dönemde ve sonrasında lazerli cilt uygulamaları, antiaging uygulamalar, vücut ve beden sıkılaştırma gibi alanlarda tüm yurt içi ve yurt dışı eğitim ve kongre faaliyetlerine katıldım. 2010 yılında İstanbul Göztepe MedicalPark Hastanesi’nde tekrar hastane dermatologluğuna geri döndüm, bu süre zarfında estetik ve kozmetik dermatolojideki gelişmeleri daha yakın takip olanağı buldum ve uyguladım. 2015 yılı başında da bilgi ve deneyimlerimi aktarmak üzere tekrar serbest çalışmaya başladım. Halen Nişantaşı ve Bağdat Caddesi’ndeki kliniklerimizde estetik ve kozmetik uygulamalar ile cilt hastalıkları tanı ve tedavisini yapmaktayım.

2. Yaklaşmakta olan yaz ayları için cilt bakım önerileriniz nelerdir?

Güneş kendini göstermeye başladı, yorucu soğuk bir kışı daha geride bırakıyoruz. Cildimizi güneşe hazırlamamız lazım, özellikle soğuktan yıpranan kuruyan cildimizi nemlendirmek için normal bakımların yanısıra, besleyici nemlendirici gençlik serumları ile desteklemek de iyi olacaktır. Ayrıca her zaman ultravioleden korunmanın çok önemli olduğunu vurgulamak isterim, tabiki güneş koruyucuları ihmal etmememiz gerekiyor.

3. Cildin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak, zaman içerisinde maruz kaldığı elastikiyet ve nem kaybı, sarkmalar gibi yaşlanma belirtilerine karşı ne tür önlemler alınabilir? Sağlıklı beslenme ile nasıl desteklenebilir?

Hepimizin değiştiremeyeceği nitelikte bir genetik yapısı var, kimimi esmer kimimiz beyaz tenli kimi yağlı kimi kuru ciltli, özelliklerimiz farklılıklarımız yaşlanmamızda en önemli rol oynayan etmenlerin başında geliyor. Tabi çevresel faktörler ve kirlilik, cildimize nasıl baktığımız, yaptığımız doğrular ve yanlışlar bize sonuçta iyi yada kötü yansıyan diğer etmenler. Genetiğimiz değiştiremeyiz tabi ki ama çevresel faktörlerden korunabilir, sağlıklı beslenebilir, spor yapabiliriz. Ayrıca cildimize doğru zamanda doğru ürünler ve bakımlar ile desteklemek suretiyle yaşımızın iyisi olmak ta elimizde. Özellikle ameliyatsız estetikte son zamanlarda yaşanan gelişmelerin ışığında enerji bazlı cihazlar ile sarkmaları elastikiyet kayıplarını önlemek olası, bu konuda en çok radyofrekans ve fokuslu ultrasondan bahsedebiliriz. Aynı zamanda Hyalüronik asit bazlı gençlik serumları ile cildi nemli ve elastik tutmak diri ve parlak görmek mümkündür. Tabi ki kırışıklıkları olmadan önlemek adına erken başlanan botoks uygulamaları, hacim kayıplarında dolgu maddeleri ile eksikleri tamamlamak olmazsa olmazlardandır. Yine lazerlerle ciltteki lekeler bata olmak üzere birçok problemi bertaraf etmek mümkündür, özellikle lekelerde pikosaniye lazerler, dövmelerde q anahtarlı lazerler, damar problemlerinde nd-yag, ktp ve dye lazer gibi lazerlerin de altın standart olduğunu söylemek lazım. Buna cildi soymadan güzelleştiren thulium lazeride eklemeyi unutmamak lazım. Beslenme herşeyin kirlendiği bir dünyada gerçekten en önemli sorunlardan biri maalesef, özellikle organik ve natürel gıda bulma zorluğu dolayısıyıyla bazı katkıları ilaç gibi kullanmak gerekebilir, antioksidan olarak koenzimQ 10, C vitamin, Resveratrol, Alfa lipoik asit kulanılabilir. Kollajen içecekleri ile cilde içerden takviye yapılabilir.

Özet olarak sarkmadan elastikiyet kaybı yaşanmadan ve kırışmadan 30’lu yaşlardan başlamak üzere cildimizi canlı parlak ve diri tutacak tedbirleri almaya başlamamız lazım. Doğal gıdalarla, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeli bol su tüketmeli, hareket etmeli ve güneşten korunmalıyız.