Cemil Has Medikal’den yine bir yenilik: Fortem Ozon Sauna

Medikal Ozon Cihazı sektöründe büyük başarı elde eden Cemil Has Medikal, far-infrared, su buharını, ozon ve aromaterapi ile birleştiren sistemi sayesinde Fortem Ozon Sauna cihazını üretti. Cihazın başarısını ve özelliklerini, şirketin hedeflerini ve daha fazlasını sizler için sorduk.

 

Medikal Ozon Cihazı sektöründeki ilk yerli ve milli cihaz olan Salutem’in başarısından sonra şimdi de Fortem ile ilerliyorsunuz. Bu cihazların başarılı olmasının sebepleri nedir?

Başarılıyız çünkü çalışmalarımızı büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Nitekim bu sürecin sonucunda Salutem Medikal Ozon Cihazı 2018 yılının mart ayında medikal CE belgesi almaya hak kazandı. Ardından Sağlık Bakanlığı kayıtları yapıldı, Avrupa standartları için bütün belgeleri alındı. Tüm bu belgeleri almak ve süreci bu kadar verimli yürütmek konuya titizlikle yaklaşmamızdan kaynaklanıyor.

 

Cemil Bey, cihazınızın yerli malı olması size ne gibi avantajlar getirdi?

Yerli malı demek dışa bağımlılığın ortadan kalkmaması demek.  Ancak şunu da belirtmek isterim; yerli malı deyince biraz farklı algılanabiliyor. Dışarıdan gelen komponentleri bir araya getirerek yapılan cihazların da belli bir kısmı yerli sayılıyor. Ama bizim yaptığımız cihaz %95 oranında yerli çıktı. Yazılımından tasarımına, dış kasasından bütün işlemlerine kadar hepsi kendi bünyemizde yapıldı. Dolayısıyla dışa bağımlılık olmadı. Böyle kaliteli bir cihazın aynı zamanda yerli olması piyasada rağbet gördü. Çünkü firmalar, yurtdışı cihazların arıza durumunda yedek parça veya teknik servisinde sıkıntılar yaşıyordu. Biz şirket politikamızda, ilk 6 ay içerisinde cihazda bir arıza oluşması durumunda sıfırı ile değiştirme garantisi verdik. Onun dışında garanti süresi bittikten sonra cihazda herhangi bir arıza oluşursa yerine ikame cihaz gönderiyoruz. Bu sayede kullanıcı cihazsız kalmadan tedavisine devam edebiliyor. Bunu hiçbir ithalatçı firma yapamıyor. Çünkü yüksek bedelli cihazlar olduğu için herhangi bir cihazını, demo cihazı veya ikame cihaz gibi teslim edemiyor. Biz bu güveni sağladıktan sonra bir yıl içerisinde, hedefimizin 3 katı cihaz sattık. Türkiye’nin bütün bölgelerinde yaklaşık 200’ün üzerinde cihazımız var. Türkiye genelinde ilk 1 sene cihazın oturmasını ve kullanıcıların geri dönüşlerini bekledik, düzeltmemiz gereken noktaları düzelttik. 2019 yılı itibariyle de ihracata başladık.

 

Türkiye pazarına hakim olduktan sonra ihracata yöneldiniz. İhracatta hedefleriniz nedir?

İlk etapta Ortadoğu ve Balkanlar’a ihracatımız başladı. Şu anda Güney Amerika ve Avrupa’nın bazı ülkeleri ile görüşmelerimiz devam ediyor. İhracat ekibimiz bu alandaki çalışmaları yürütüyor. İspanyol ve Alman malı cihazlarla kıyaslandığında fiyat avantajı ve kalite olarak üst düzeyde olduğu için cihazımıza çok fazla talep var. Bu yıl ihracatla ilgili atılımlar yapılmasını bekliyoruz. 2020’de ise hedefimiz Alman medikal ozon cihazlarını da geçip dünyada ilk sıraya yerleşmek. Bunun dışında daha önceden 2019’un ikinci yarısında yeni cihazlarımızın çıkacağını, bunların çalışmalarına başladığımızı söylemiştim. Bunlardan birisi şu anda çıktı, Fortem Ozon Sauna.

 

Bize Fortem Ozon Sauna’dan bahseder misiniz?

Bu cihaz için dünyada bir ilk diyebiliriz. Çünkü far-infrared, su buharını ozon ve aromaterapi ile birleştiren bir sistem. Şu anda hepsinin bir arada olduğu sauna cihazı yok. Burada yine piyasadaki diğer cihazları araştırarak hareket ettik. Müşteri memnuniyetini sağlamak için nasıl bir şey yaparız, hepsini bir arada nasıl toplarız? Bunları düşündük. Far-İnfrared de çok önemli özelliklere sahip. Güneş ışığı ve birleşimi ile aynı etkiyi yapan bir dalga boyuna sahip, bu da cilt altında daha derinlere inerek orada etkileşime geçerek toksinlerin atılmasını sağlayan bir sistem. Su buharı da cilt üzerinde gözenekleri açarak nemlenmeyi sağlayarak ozonun tutunmasını sağlıyor. Bu da ozonun ciltten emilerek daha derinlere nüfuz etmesini ve dolaşımının hızlanmasına imkan veriyor. Bunun dışında aromaterapi etkisi var.

 

Bu önemli cihazın tüketiciye sunulmasıyla ilgili süreçte neler yaptınız?

Sauna cihazına çok talep oldu açıkçası, daha tasarım aşamasındayken reklamına başlamıştık. Birkaç yerde duyurduk ve şu anda yaklaşık 25 tane sipariş hazır bekliyor. Ama cihazımız yeni çıktığı için şu anda o siparişleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Onun arkasından çok fazla tanıtım yapmadan bu kadar sipariş aldık ve ciddi anlamda talep de artıyor. Zaten Salutem’den dolayı bize güvenen müşterilerimiz, bizim cihazımızı kullanan müşteriler, “Bu cihazı da almalıyım” diye düşünüyorlar. Yine 2019’un son çeyreğinde bir cihazımız daha çıkacak, ozonla ilgili. Onun da şu anda ismini açıklamadık. Yakın zamanda duyurusunu yapacağız. Yani sürekli firma olarak gelişmeyi, ilerlemeyi, bir sonraki adımları düşünerek hareket etmeyi ilke edindik. Bundan sonra yapacağınız cihazların da planlarını bitirdik sayılır. 3 yıllık planımız hazır. Şu anda çıkacak cihazların modellerin yeni özellikleri olacaktır. Çalışmalarımıza devam ederek, yerli üretim-milli markayı ön planda tutarak, daha iyi işler yapacağımıza inanıyoruz.

 

Önümüzdeki günlerde teşvikle ilgili plan ve projeleriniz var mı?

KOSGEB’e bir başvuruda bulunduk. Üretimin dijitalleşmesi ile ilgili daha önce Türkiye genelinde endüstri 4.0 eğitimini alan ilk 19 kişiden birisiydim. O yüzden bunu da firmamıza uyarlamayı düşünüyorduk. KOSGEB de üretimin dijitalleşmesi ile ilgili bir destek çıkınca hemen çalışmalara başladık. Ve güzel bir proje sunduk: Üretim hattının dijitalleşerek insan hatalarının minimuma inmesi ve daha da hız kazanmak, daha da kurumsallaşmak adına buna da giriştik. Sunduğumuz proje onaylandı ve çalışmalara başladık.  Bizim, şirket politikası olarak dijitalleşmeye geçmemiz gerekiyor. Kendi bünyemizde yine bunlara yavaş yavaş, adım adım geçeceğiz.

 

Şu sıralar gündemde olan Medikal Cihazlar Yönetmeliği değişiklikleri hakkında neler düşünüyorsunuz?

Medikal Cihazlar Yönetmeliği (MDR) zorlu şartları içeriyor. Bu ülkemizden kaynaklı değil yurtdışından kaynaklı, uluslararası tıbbi cihaz yönetmeliğinden kaynaklı. Bu da tıbbi cihaz üretim şartlarını biraz daha zorlaştıracak. Aslında bir yandan güzel bir şey, çünkü merdiven altı firmaları, yani bu işi profesyonelce yapmayan firmaları elemek amaçlı daha titiz davranılan bir sistem. Tabii bu bizi de zorlayacak her firma gibi… Ama ilk duyumu aldığımızda bunun altyapısını oluşturmaya başladık ve gerekli eğitimleri de arkadaşlarımız, kalite temsilcilerimiz ile aldık. Şu anda MDR sürecine hazır sayılırız. Dediğim gibi, bizim cihazımız zaten bir önceki yönetmelikten belgeli ve belli bir süresi var ama her halükârda bu yeni yönetmeliğe de hazır bir şekilde firmamızı bekletmek durumundayız. Burada klinik değerlendirme kısmı büyük sorun teşkil edecek. Onunla ilgili de gerek bakanlıkla gerek STK’larla ilgili görüşmelerimizde bu sorunları dile getiriyoruz. Kurumlardan destek bekliyoruz açıkçası. Yani üniversite hastanelerinden, eğitim araştırma hastanelerinden destek bekliyoruz. Dahil olacaklar mı bilmiyoruz ama klinik araştırma ile ilgili bu kurumlarda birimlerin kurulup, cihazlarımızın değerlendirmelerinin yapılmasını talep ediyoruz. Bunu her toplantıda dile getiriyoruz.

 

Bu süreçte STK’larla nasıl ilerliyorsunuz?

Aynı zamanda Ege Tıbbi Cihaz Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği’nde yönetim kurulu üyesiyim. Orada da bunu ön planda tutuyoruz. Oradaki arkadaşlarımız da bununla ilgili Ankara’da gerekli çalışmaları yapıyorlar. Bir yandan MÜSİAD Sağlık Sektörü kanalından da yine bu önerilerimizi sunuyoruz. Bakanlık de bu konuda bizlerin bilgisini topluyor. STK’lara neler yapabileceğimiz konusunda başvuruyoruz ve biz de fikirlerimizi paylaşıyoruz. Çünkü amacımız burada ülke ekonomisine katkı yapmak. Biz zaten yerli üretim Ozon Cihazı olarak şu anda Türkiye de bir numarayız. Bununla ilgili sıkıntımız yok. Yerli olarak çoğu kişi bizi tercih ediyor. İthalatın önünü %70-80 oranında kesmiş bulunuyoruz.Cihazımız, 1 sene gibi kısa bir sürede, piyasada ses getirdi. Tabi ki esas amacımız yurt dışına açılmak. Bizim amacımız Türk malı bir cihazı diğer yabancı ülkelere de sokarak, ülkemize döviz katkısı sağlayarak, ekonomiye bir fayda sağlamaktır. Ege Tıbbı Cihaz Üreticileri Derneği’nde ve Ticaret Odası’nda sektör komisyonunda, mecliste arkadaşlarımız var. Onlarla da istişarelerde bulunuyoruz. Yurtdışı fuarları konusunda İzmir Ticaret Odası ile hareket ediyoruz. Yine İzmir Ticaret Odası’nın ihracatla ilgili bize verdiği eğitim ve seminerlere katılıyoruz. MÜSİAD’da değişen yönetimin de ana hedefi, ihracatla ilgili, üreticiyi ön planda tutmak. Bir yandan onlarla da görüşmelerimiz devam ediyor. İhracata odaklanmış durumdayız ve STK’larda bu konuda bize destek oluyorlar. Sonuç olarak yenilikçi ve kaliteli üretimde sürekliliği sağlamak için çok yönlü çalışıyoruz.